+90 850 308 31 93
altunizade@isavak.org
Altunizade Mah, Kısıklı Cad. NO:51 Üsküdar / İstanbul
Romantik ilişkilerde kıskançlık ve kontrol davranışları, çiftlerin sıklıkla danışmanlık
veya terapi aradığı alanlardan biridir. Bu davranışlar genellikle yüzeyde ilgi veya koruma
olarak algılansa da, klinik gözlemler ve araştırmalar, bu tepkilerin çoğu zaman altta yatan kaygı, bağlanma ihtiyaçları ve güven sorunlarıyla ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır
Bağlanma kuramı çerçevesinde, kaygılı bağlanma stiline sahip bireyler, partnerlerinin
yakınlığı ve bağlılığı konusunda sürekli belirsizlik hissedebilirler. Bu belirsizlik, partnerin
davranışlarını sürekli gözlemleme, mesajlarını kontrol etme veya sosyal etkileşimlerini
sınırlandırma gibi kontrol davranışlarını tetikleyebilir. Araştırmalar, bu tür davranışların kısa vadede kaygıyı hafiflettiğini, ancak uzun vadede partnerler arası güveni zedelediğini
göstermektedir. Kıskançlık çoğu zaman ikincil bir duygu olarak ortaya çıkar. Duygusal temelli terapi yaklaşımlarında kıskançlığın arkasında genellikle terk edilme korkusu, değersizlik hissi veya önceki ilişki deneyimlerinin yarattığı travmatik izler bulunur. Kontrol davranışları, bu
korkuları azaltmaya yönelik işlevsel olmayan bir strateji olarak değerlendirilebilir. Klinik
gözlemler, bu döngünün, partnerde geri çekilme veya savunma tepkileri yaratarak ilişkinin
daha da gerilmesine yol açtığını göstermektedir.
Bilişsel davranışçı yaklaşım kıskançlığı, otomatik düşünceler ve bilişsel çarpıtmalar üzerinden
ele alır. Partnerin davranışlarını aldatma veya ilgisizlik biçiminde olumsuz yorumlamak,
yoğun duygusal tepkileri tetikler ve kontrol davranışlarının artmasına neden olur. Bilişsel
yeniden yapılandırma, bu çarpıtmaların fark edilmesini ve daha gerçekçi değerlendirmeler
yapılmasını sağlar. Klinik deneyimler, kıskançlık ve kontrol davranışlarının çoğu zaman ilişkisel travmalarla bağlantılı olduğunu da göstermektedir. Geçmişte yaşanan güven ihlalleri veya duygusal ihmal, bireyde sürekli tehdit algısı geliştirebilir. Bu durumda kontrol davranışları, öngörülemezliği azaltma ve güvenliği sağlama çabası olarak işlev görür. Ancak bu çabalar paradoksal biçimde partnerin özerkliğini kısıtlayarak ilişkide yeni çatışma alanları yaratır. Terapötik müdahalede, bu davranışların altında yatan duygusal ihtiyaçları görünür kılmak önemlidir. Duygusal farkındalığın artırılması, bireylerin kaygılarını ve kırılganlıklarını fark etmesini ve bu duyguları işlevsel biçimde ifade etmesini sağlar. Aynı zamanda bilişsel teknikler ile işlevsiz inançların sorgulanması, tehdit algısını daha gerçekçi bir zemine oturtmaya yardımcı olur. Çift terapisi perspektifinden bakıldığında ise kontrol ve kıskançlık döngülerinin sistemik olarak ele alınması, ilişkinin uzun vadede güvenli ve esnek bir yapıya kavuşmasını mümkün kılar
Sonuç olarak kıskançlık ve kontrol davranışları yalnızca bireysel bir problem değil, aynı
zamanda ilişkisel dinamiklerin de göstergesidir. Klinik müdahaleler, davranışların ardındaki
psikolojik mekanizmaları anlamaya odaklandığında, hem bireysel farkındalık hem de ilişkide güven ve bağın güçlenmesine katkı sağlar.
Klinik Psikolog Gurbet Hafsa Ulaşkın
Kaynakça
Herman, J. L. (1992). Travma ve iyileşme. İstanbul: Literatür Yayıncılık.