+90 850 308 31 93
altunizade@isavak.org
Altunizade Mah, Kısıklı Cad. NO:51 Üsküdar / İstanbul
Hayatın anlamına dair ve o büyük resmi görmek gerekirse İnsan psikolojisi, bir merdivene benzetilebilir. Her basamak, bir öğrenme süreci, bir deneyim, bir imtihandır. İlk adımda tökezleyebiliriz, bazen bir basamakta uzun süre oyalanabilir, bazen de hızla yukarı çıkmak isteyebiliriz. Ancak her yükseliş, bir önceki basamağın sağlamlığına dayanır. Tekâmül, yani ruhsal ve psikolojik olgunlaşma, zaman içinde şekillenen bir yolculuktur. Bir çocuğun yürümeyi öğrenirken defalarca düşmesi gibi, insan da içsel gelişiminde hatalar yapar, eksikliklerini fark eder ve bunları aşmak için çaba gösterir. Merdivenleri çıkarken yaşadığımız her zorluk, aslında bizi bir üst seviyeye hazırlayan bir mürebbidir (terbiye eder). Önemli olan, basamakları çıkarken sabrı ve farkındalığı kaybetmemek, aceleyle değil, sekinet ve teennî(ihtiyatlı ve akl-ı selim) üzre bilinçle ilerlemektir. Çünkü gerçek tekâmül, yalnızca yukarıya ulaşmak değil, her basamağın hakkını vererek yürümektir. Bu hususta Carl Gustav Jung’un çok hoşuma giden bir ifadesi vardır, der ki; İnsan ruhu bir merdivene benzer; her basamakta yeni bir benlik keşfeder.
Belki de insanın kundak ile kefen arasındaki bütün ömrü, kendi içine doğru yapılan uzun bir seferden ibarettir. Kimi zaman nefsin karanlık dehlizlerinden geçer, kimi zaman ruhun letafetli iklimine uğrar. İnsan hikmet nazarıyla baktığında aslında her imtihan, hakikatte insanın kendini kendine göstermesi içindir. Zira insan çoğu vakit dışarıda aradığı manayı, en nihayetinde kendi gönül aynasında bulur. Ehl-i irfanın dediği gibi; “İnsan, kendini(nefs) bildiği kadar Rabbini tanır.” Bu yüzden bazen bir kırılış, bir yalnızlık, bir bekleyiş yahut bir kaybediş; hakikatte düşüş gibi görülse de bizi bir yerlerde silkeleyen ve içimizdeki o cevherin açığa çıkması için fırsattır.
Tekâmül dediğimiz şey de bundan dolayı yalnızca bilgi biriktirmek değil, kalbin incelmesi ve letafet kazanması, kalbin tasfiyesi, nefsin yontulması ve insanın kendi hakikatiyle yüzleşebilmesidir. Elbette kolay değil lakin bilinçli bir motivasyonla insan basamaklara doğru harekete geçtiğinde her basamakta biraz daha arınır, biraz daha fark eder. Sonunda bakar ki; yolun özü varmak değil, yürüyüşün kendisidir. Zaten insan, en çok da acele etmeyi bıraktığında, nefsini bilmeye başladığında içindeki o derin potansiyeli görmeye ve hissetmeye başlar.
Psikolog Ömer Faruk Bildik